Banner  
 
Sık Kullanılanlara Ekle Üyelik   |   Hakkımızda   |   Künye   |   Reklam   |   İletişim
Banner
 
  SİYASET   |   EKONOMİ   |   DÜNYA   |   GÜNDEM   |   MEDYA   |   STK  
 
 
 
 
  Paylaş   facebook ico   google ico   yahoo ico   twitter ico   delicious ico   digg ico   myspace ico   mixx ico   stumbleupon ico   reddit ico   friendfeed ico   live ico Okunma Sayısı 7929    
 
 
Elif Nazlan  Çakır
Elif Nazlan Çakır
Yatak odası siyaseti

Artık şunu iyi biliyoruz ki, cemaat karşıtlığı yaparsanız hatta tarafınızı açıkça belli etmeyip, tarafsız durarak dahi olsa cemaatin aleyhine olabilecek bir davranışta bulunursanız, yedi ceddinizin kütükleri bulunup çıkarılır, özel hayatınıza tecavüz edilir, konuşmalarınız dinlenir, yatak odanıza girilir, iç çamaşırınızın markasına kadar gazetelere düşersiniz.

Ama bir bakarsınız, herkesten önce başbakan çıkar, bu yapılan haksızlıktır, desteklemiyoruz der. Ondan sonra okyanus ötesinden bir telefon gelir, “çok geçmiş olsun, ant olsun, yemin olsun biz değildik” der. – Mahallede top oynarken çocuklardan biri camı kırar. Kızgın ev sahibi hanginiz kırdı bu camı diye çıkışır. İlk önce camı kıran öne fırlar; “vallahi ben yapmadım!”- Ardından hükümetin çeşitli kanatlarından açıklamalar sıralanır. Konu bir anda girdabın içine çekilir ve kimsenin aklına “kardeşim ne hakla hangi gerekçeyle bu insanları dinlediniz?” diye sormak gelmez.

Bir anda herkes namus bekçisi kesilir. Sanki zamanında dört tane evlenelim diyen onların ağabeyleri değilmiş gibi, evlilik dışı ilişki dedikoduları piyasaya sürülür. Ve ne yazık ki, bu haberler hep “satar”. Zannedilir ki aslında memlekette herkes meşru yaşıyor, herkes imkansızlık nedeniyle değil de fazilet ve iffet nedeniyle tek eşli. Üzülerek geçmiş olsun demek isterim kendilerine. Uyandıklarında gerçek dünyaya bekleriz. Hatırladığım en son böyle çift Adem ile Havva’ydı. Orada da zaten seçeneksizlik söz konusuydu.

 

HER EVE BİR KAMERA!

Tabi ahlak ve namusu yatak odasındaki mikro kameranın camıyla aramaya başlayınca, bulunan da duruma yakışır nitelikte oluyor. Peki madem ahlak yatak odasında, acaba Türk adalet sisteminde telafisi muhtemelen elli yılda mümkün olamayacak olan Ergenekon Davası kapsamında suçlarının hala ne olduğunu bilmediğimiz çok değerli gazeteciler, emekli askerler ve Prof. Mehmet Haberal gibi dünyaca ünlü ve başarılı bir cerrah ve öğretim üyesinin tutuklanmaları hangi evin hangi yatak odasında kararlaştırılmış olabilir? Ya da acaba Dolmabahçe görüşmeleri sarayın hangi odasında yapılmıştı? Örnekleri uzatmaya hiç gerek yok. Amacımız kelime oyunlarıyla, insanoğlunun dilinde yer ettiğinden beri, bedendeki hangi organ tarafından yönlendirildiği bir türlü kesinleşememiş olan ahlak ve namus kavramları üzerindeki tartışmalara bir yenisi eklemek de değil. Amaç daha çok her birimizin gayet net olarak cemaate muhalif olmanın bedelini ödeyeceğimizi bilirken, elimiz kolumuz bağlı olarak buna dur diyemediğimize dikkat çekmek. Belden aşağı vurmanın çok ucuz bir siyaset yapma yöntemi ve haksızlık olduğunun anlaşılması için herkesin yatak odasına kamera mı yerleştirilmesi ve herkesin telefon görüşmelerinin dinlenmesi mi gerekiyor? Yoksa bana dokunmayan yılan kahraman mı olsun?

 

Hanefi Avcı’nın Suçu Ne? / Biz Onu Bihter Sandık!

 

Birileri çıkıp Hanefi Avcı’nın kitabında örgüt elemanlarını yere göğe sığdıramayacak kadar övgülere boğduğunu söyleyip eleştirseydi keşke. Ya da emniyet teşkilatını kendi kurduğunu zannediyor, hepimiz onun yüzü suyu hürmetine yaşıyormuşuz meğerse deseydi. Hepsi tamamdı. Üzerinde konuşulur, Avcı da yanıtlama ihtiyacı duyarsa yanıtlardı. Ama böyle olmuyor. Gerçekten olmuyor. Kime ne ki kimin kiminle gönül ilişkisi olduğundan? Ertesi gün de yasa dışı örgüte yardımdan Avcı gözaltına alındı. Biz de burada dönen oyunu görmeyelim mi yani? Genel başkanlık koltuğuna oturduktan sonra eski genel başkanın başına gelenleri unutturmaya çalışan Kılıçdaroğlu gibi mi yapalım? Alnımızın teriyle çekişerek o koltuğa oturmuşuz gibi mi davranalım?

Söz konusu cemaatin mensupları da dahil olmak üzere yatak odası siyasetiyle manipüle edilmek istenen her kim olursa olsun, bu düzenek karşısında alınması gereken tavır bellidir. Almayanın iyi niyetinden en basit haliyle şüphe edilebilir ancak.

Elif Nazlan Çakır
 
Yorum Yazın  
Kalan karakter:
500
Lütfen resimde gördüğünüzü doğrulama kutusuna yazınız.
Kod
güvenlik kodu resmi yenile
resmi yenile
Doğrula
 
 
 
Banner
 
En Çok Okunan Haberler tümü
 
5
4
3
2
1
 
Banner
 
 
 
 
 
   
 
Timed MUHALEFET BİZ © 2005-2010
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0312) 425 30 00 | Fax : (0312) 425 44 42
Kullanım Koşulları   |   Gizlilik